Hedef Belirlemenin “Altın” Kuralı

Hedefler, hepimizin hayatında önemli bir yere sahip. İlk başta kulağa garip gelse de hedeflerle daha bebeklik çağlarımızda tanışırız. Nasıl mı? Ebeveynler, emeklemeyi öğrenmiş bebeklerini yürüme mertebesine yükseltmek için odanın diğer ucuna bir oyuncak koyar ve yere düşmeden hedefe ulaşması için çaba gösterir, eğer belirlen

en hedefe düşmeden ulaşılırsa bebeğe sarılma ve duygusal bağlamda ödül verilir, ebeveynler de başarma hazzıyla mutlu olurlar. Peki ulaşamamışsa nedeni nedir?Bebeğin yürüme zamanı daha gelmemiş olması, oyuncağın bebeğin yürüyebileceği mesafeden daha uzağa konmuş olması, bebeğin o mesafeye ulaşması için ebeveynlerin teşvikte yetersiz kaldığı gibi çeşitli nedenler sıralanabilir.

Aslında gerek iş hayatında gerekse bireysel yaşantımızda hedef konusu bebeklikte yaşanandan çokta farklı değildir. Bir üst seviyeye yükselmek için bir çok uğraşlar verilir. Bir şirketin hedefi; daha fazla ciro elde etmek, maliyetleri düşürmek, en iyi ürün ya da hizmeti verebilmek hedef olabilir. Bireyin hedefi ise; kariyerinde daha üst pozisyonlara gelmek, daha zengin olmak, en iyi okullarda eğitimler almak olabilir.

University Of Washington’da yapılan bir araştırmada “Yüksek hedefler vermek genellikle performansı artırsa da, ahlak dışı davranışları da tetiklediği de oluyor”. Zor matematik problemleri çözmesi istenen katılımcıların ortalama %84’ü kopya çekmeye daha meyilli olduğu ortaya çıkmış. Yani Zorlu görevlerin insanların özdenetim kaynaklarını zamanla tükettiğini, art arda gelen çetin hedeflerin negatif sonuçlar ortaya çıkardığını gösteriyor1.

Bu araştırma sonucu biz profesyonellere şunu söylüyor; “Hedeflerinizin yüksek olması, o hedefe ulaşacağınız anlamına gelmiyor, bundan daha önemli olan o kişilerin bu hedefi gerçekleştirebilme ihtimalidir. Eğer ulaşılamayacak hedefler verilirse, kişi hedefi tutturabilmek adına etik olmayan yollara da başvurabilir”. Örneğin; asıl işinizin satış olduğunu düşünün, satış ekiplerinize aylık satış hedefleri veriyorsunuz ve gerçekleştirmesi oranında prim ödemesi yapıyorsunuz. Verdiğiniz hedefin ayın ortasında gerçekleşmeyeceğini anlayan satışçının hedefine odaklanması ilk günküyle aynı mıdır? Genelde aynı olmaz. Kişi, ilk başlarda hedefine ulaşmak için yüksek efor sarfeder ve bir noktadan sonra verilen hedefi gerçekleştiremeyeceğini anladığı anda, performansı düşer ve “zaten ulaşamam” düşüncesiyle, tabiri yerindeyse, “erken havlu atar”. Böyle bir durumda kazanan kim olmuştur? Şirket mi, çalışan mı? Tabi ki burada kazanmaktan çok kaybetmekten söz edilir. Şirket ciro kaybederken, çalışan da kazanç ve motivasyon kaybetmiş olabilir.

Yukarıda verilen örnekte olduğu gibi, “Hedef vermekten daha da önemlisi doğru hedef vermektir”. Peki doğru hedef nasıl verilir? Bunun için hedef vermenin altın kuralı olarak nitelendirilen SMART (akıllı) hedef verme yaklaşımını uygulamanızı öneririm. SMART, aşağıdaki belirtiği gibi İngilizce terimlerin kısaltılmasıyla oluşturulan ve harflerin birleşmesiyle “akıllı” tanımını ortaya çıkaran bir yaklaşımdır

  • Specific (Belirli)
  • Measurable (Ölçülebilir)
  • Achievable (Ulaşılabilir)
  • Realistic (Gerçekçi)
  • Time-Bound (Zaman Sınırlı)

İstenilen noktaya ulaşmak için hedeflerin SMART olması çok önemlidir. Hedeflerin biraz zorlayıcı olması kabul edilir bir durumken bazen de zorlayıcı olması adına verilenakıllı hedefler, akıllı olmayan hedefler haline dönüşür. Çoğu zaman da hedefler, hayaller veya heveslerle karıştırılır ve neyin hedef, neyin hayal olduğu birbirine karıştırılır.

Peki SMART hedef belirleme ne demektir?

(S) Belirli: Hedefler açıkça belirlenmiş ve detayları tanımlanmış olmalıdır. Hedefler belirtirken çok net ve herkes tarafından anlaşılır ifadeler kullanılmalıdır. Ne yapmak isteniyor (N), neden yapılacak (N), kim yapacak (K), nerede yapacak (N), nasıl yapılacak (N) gibi soruların cevabını kapsayacak bir yaklaşım sergilenmelidir.

(M) Ölçülebilir: Verilen hedefin ölçülebilir olması ve nasıl ölçüleceği çok önemlidir. Bu yaklaşımla daha sonra hedefe ulaşıp ulaşmadığı, ulaşılma oranın ne olduğu gibi bir çok detay açıkça görülebilmelidir. Aksi takdirde nerede olunduğu, nereye doğru gidildiğini objektif olarak ölçmek bir hayli zor olur. Burada sayısal hedefler vermek ve ölçü birimini tanımlamakta bir hayli önemlidir.

(A) Ulaşılabilir: Bir başka önemli kriter de hedeflerin ulaşılabilir olmasıdır. Hedeflerin zorlayıcı olması olumlu bir durumdur fakat ulaşılması çok yüksek hedefler belirlenirse hedefe ulaşmak hayal olabilir. Tabi bu durum yüksek hedefler belirlenmemeli anlamına da gelmez. Ancak bu yüksek hedeflere nasıl ulaşılacağı, adım adım, doğru zaman ve kaynak planlamasıyla belirtilmesi gerekir. Örneğin, sektörünün en iyi şirketi olma hedefimizin olduğunu düşünelim. Eğer şuan şirketimiz iyiler sıralamasında 20. ise, bir anda 1.’liğe ulaşması mümkün değildir. Bunun için önce ilk 10’a, sonra ilk 5’e, sonra da ilk 3’e girme şeklinde formüle etmek en doğru yaklaşımdır.

(R) Gerçekçi: Gerçekçi hedefler belirlemek inancının devamı için önemlidir. Hedefe odaklanma ve motivasyonu canlı tutma adına, adımların doğru büyüklükte atılması gerekir. Ortalama 1 milyon TL’lik ciro yapan bir şirketi kısa zaman içerisinde 1 milyar TL’lik şirkete dönüştürmek çok kolay olmaz, bunun için yönetimsel ve operasyonel bir çok değişkenin de düşünülmesi gerekir. Bu konuyu bireysel manada düşündüğümüzde; ülkenin ücra bir köşesinde eğitim gören, sınıfında çokta başarılı olmayan bir öğrencinin, dünyanın en iyi üniversitesinde okuma isteği çoğu zaman gerçekçi olmaz.

(T) Zaman Sınırlı: Hedefler belirlerken bir zaman çerçevesi içerisinde düşünülmelidir. Yani her hedefin başlangıç ve bitiş tarihi belirlenmeli ve hangi hedeflerin günlük, hangilerinin haftalık, hangilerinin yıllık takip edileceği önceden belirlenmiş olmalıdır. Örneğin; yıllık izlenmesi gereken bir hedefin, işler planlandığı gibi gitmemesi durumunda yılın son 3 ayında revize edilmesi için zaman ayrılabilir. Tabi bu revizyon, diğer planların sapmaması veya çalışan motivasyonun kırılmaması içinde önemli olabilir.

Hedeflerimizi belirlemek tek başına yeterli değildir bir de bu hedefimize ulaşmak için kişinin erdemli davranışlarda bulunması gerekir. Zorluklar karşısında pes etmeden, tüm engelleri aşmaya çalışarak, sabırla, emin adımlarla hedefinin yolunda ilerlenmesi gerekir. Bunun yanı sıra diğer önemli konu da; hedefi veren kişinin, objektif yaklaşımlarla ulaşılabilir hedefler vermesi ve bunlara ulaşabilmek için liderlik özellikleri göstermesidir.

baturman