Teknolojinin Verimlilik Üzerine Etkisi Var Mıdır? Tabi ki!

Türkçe’ ye “prodüktivite” olarak geçmiş, okunduğunda ortalama bir vatandaşa bir anlam ifade etmeyen ama yaşamın içinde olan sihirli kelimedir “verimlilik”.

Sözlük anlamını karmaşık şekilde yazmaya gerek yok. Bir zamanlar ırgatlarla ekip biçilen tarlaların modern makinelerle daha kısa sürede işlenmesi, güvercinle yapılan haberleşmelerin posta yoluyla yapılması, aylar süren yolculukların sayılı dakikalara düşmesi verimlik tanımına verilecek en basit örneklerdir

Verimlilik, etkisi çoğu zaman matematiksel olarak hesaplanamasa da insanoğlunun hayatını hep etkilemiştir. Buna verilebilecek en önemli örnek; Endüstri Devriminin mimarı buhar makinasının icadıdır. O dönemde suyla çalışan makinelerin buharla çalışabileceğinin keşfedilmesiyle aynı zaman diliminde daha çok iş ortaya çıkarılması, verimlilik tanımının palazlanmasında önemli bir mihenk taşı olmuştur.

Devam eden süreçte, adına “telgraf” denilen aletin iki uzak uç arasındaki iletişimi yazılı yapabilmesi, Graham Bell’in başlangıçta “kim kullanır ki” sorularına maruz kalarak ortaya çıkardığı “telefon” buluşu, Henry Ford’un döneminin modern teknolojisiyle ürettiği “araba”sı teknolojinin verimliliğe katkısı olarak tanımlanacak diğer önemli örneklerdir.

Bunlara ek, bir zamanlar tıp alanında hissi duygularla yapılan teşhis ve tedavi yöntemlerinin yerini hata oranı daha az modern tıbba bırakması, bilim dünyasının insanlık adına yeni buluşlara imza atması, çözümsüz denilen hastalıkların çaresinin bulunması, ölüm oranlarının azalması ve insanlığın ortalama yaşam süresinin artması yine teknolojik gelişmelerin etkisiyle olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Yakın dönemlere baktığımızda, internetin de etkisiyle teknoloji ve zaman kavramları tarihte olduğu gibi bir kez daha evrilmeye, yeni anlamlarını aramaya başladığını görüyoruz. Bilgisayar kadar büyük olmayan ama onun yaptığı birçok işi yapan “bilgisayarımsı” teknolojik cihazlar hayatın her alanında boy göstermeye başladı. Bunlar daha da ileri gidip, insan aklını kullanarak “akıllı” sıfatını alır, insanların yerine düşünür ve kararlar alır oldular. Her geçen gün önüne “e” harfi eklenmiş yeni iş yapma şekilleri karşımıza çıkmaya başladı. Örneğin; üniversitelerin fiili kapılarını değil ama sanal kapılarını tüm dünyaya açması ve insanlara uzaktan interaktif eğitimler vermesi bu gelişim-etki sürecine verilebilecek önemli bir örnek olabilir.

Teknolojik gelişmeler birçok alanda olduğu gibi kaynakların daha etkin kullanılması noktasında önemli katkılarının olduğunu söyleyebiliriz. Örneğin; şirketler personel işe alım mülakatlarını uzaktan yapabiliyor, yöneticiler saatlerce yolculuk yapmadan önemli toplantılar yapıp hızlı kararlar alabiliyor.

Teknolojik gelişmelerin gündelik hayatı etkileyen örneklerin artarak devam edeceğini öngörmek hiç de zor değil.

Kim bilir! belki de yakın gelecekte davalar bile uzaktan görülecek, internet kullanmamak bir ceza metodu olacak ve teknoloji kullanılmaması kararı hakların kısıtlanması çerçevesinde değer görecek(?).

Belli ki yakın ve uzak gelecekte daha kısa sürede daha fazla iş yapmak, verimi daha çok artırmak, insanoğlunun hayatını kolaylaştırmak adına birçok teknolojik yeniliğe şahit olacağız. Ben böyle düşünürken bu düşüncelerin bir adım ötesine geçenler de yok değil. Ünlü fizikçi

Michio Kaku:

  • Evlerimizde medikal sistemlerin kurulu olacağını ve duvara yansıtılmış ekranlarda sanal doktorlarımızın olacağını,
  • Klonlanmış insanların aramızda gezeceğini,
  • Şeker hastalığı, şizofreni gibi genetik hastalıkların sonunun geleceğini,
  • İnsan ömrünün 150 yıla çıkacağını ve yaşlanma tanımının yok olacağını,
  • Hatta dinozorların ve mamutların bile yeniden canlanacağını, öngörüyor.

Peki bu akıl almaz gelişmeler nasıl olacak? Cevabı çok da zor değil. Bu gelişmeler, teknolojinin gelişim etkisiyle yapılan güçlü bilimsel çalışmalarla olacak.

Bugün kullandığımız cihazlar, yaptığımız işler eminim atalarımızın hayal bile edemeyecekleri gelişmelerdi. Tarih tekerrür edecek ve bizim şuan tahmin edemeyeceğimiz işlerle bizlerin torunları uğraşıyor olacak. Bu konularla ilgili bilimsel araştırmalar bile yapılmakta. US Department of Labor’un yaptığı bir çalışma şunu söylüyor:

Bugün ilkokulda okuyan çocukların %65′i bugün hiç olmayan meslekleri yapacak.

Öngörü sizce de şaşırtıcı değil mi? Peki ne iş yapacak bu yeni kuşak üyeleri?

Emin olun daha kısa sürede daha çok iş yapacakları, daha çok para kazanacakları, kendilerini daha değerli hissedecekleri ve teknolojinin etkisiyle beslenmiş yeni iş modelleri bunların başını çekecek.

baturman